26 Ekim 2010 Salı

adı üstünde "it" girl!

bi reklam vardı, yazlıktaki o kız kanyonda diye bilmem hatırladınız mı? neyse hatırlamadıysanız şöyle bir şeydi. şimdi ne var bunda diyeceksiniz, yıllar geçmiş üstünden, kampanya geçmiş bitmiş sanane edie. banane de geçen aklıma geldi sinir oldum. neye sinir oldum, "o kız" olayına sinir oldum.

şimdi gelin canlar bir olalım ve elimizi kalbime koyup kabul edelim, özellikle de hemcinslerim, hepimizin bir "o kız" olayı vardır. o kızdan kastım ingilizcesi "it girl" yani, yani hani hep göz önünde olan, her boku en iyi o yapan, o işte ya, insan üstü şey!

benim çok oldu. yani öyle çoook değil ama oldu işte. ilk okulu hatırlıyorum mesela, bak ilkokuldan başlamış bunlara gıcıklığım. bi kız vardı, sarı çiyan, sapsarı bişi, herkes hasta, bunda bi hava, kasım kasım kasılıyor, salak daha ilkokuldasın lan, neyine bu hava! büyüyünce klodya şifır olcak sanki haspa. tören oluyor bu şiir okuyor, folklorde bu, bandoda bu, nereye baksam bu. hani dersleri filan da öyle iyi değil he. ben mi, gariban bildiğin inek. eve gelir dersini çalışır ödevini yapar, dersini çiçek olur dinler ama yine de yaranamaz. uslu uslu otururken biri gelir çemkirir, saçımı çeker, kafama vurur. bu karı hiç unutmam taa arka sıradan ön sıraya metal böyle ağır beslenme çantası atmıştı lan, ağır olduğunu biliyorum çünkü benim kafama gelmişti.
neyse bu sarı çiyana eşlik eden bi de kikirik kumral vardı. ay karının adı hala aklımda. nasıl nefret ettiysem dead liste almışım ikisinide. heh bu kikirik, kıytırık sarıyla kanka. hep el ele geziyolar, o zamanlar öle şeyler vardı lan, okulda kızlar el ele gezerdi, saçlarını filan savururlardı. bana böle pis pis bakıyolar, bi bok yaptığım da yok he. gıcıklar işte takmışlar bana. dalga filan geçiyolar, ben sustum sustum sonra bi dedikodu yaydım. bu iki yellozdan hoşlandıkları belli iki çocukla bi adlarını çıkardım. sınıfta öpüştüler diye. ooo yer yerinden oynadı. yellozlar da aldılar boylarının ölçüsünü. he bi de bu sarı çiyan bi keresinde bayrak töreninde altına işemişti annemde bizim ev okula yakın diye gel bize gidelim annen seni bizden alsın çişli çişli oturma okulda demişti. yeri geldi bunu da kullandım blog. yaptım. o yelloz benle dalga geçerken yaptım. sonra yıllar sonra o yellozu bi dizide gördüm ama. gayet tırt bi dizi ama tvde. yani anlıycağın o kız kanyonda.

durr daha bitmedi. dedim ya daha var diye. mesela orta okulda vardı öle bi o kız daha. hatta orta okulda çok vardı ya. ay kıl karılar. en iyi problemi o çözer, en iyi şiiri o okur, en iyi o yazar, en iyi o yapar, bi de altın kalpli. hah hadi ordan git yanına anlamadığın şeyi sor, burun kıvırır of salak mısın yapar. bütün hocalar ona hasta, notları filan çok iyi. bak şimdi yine sinirlendim. mesela benim orta okulda öle 2 tane filan vardı. ikisi de benim sınıfımdaydı ay lanet karılar. ergenlik travması resmen. yazın böle saçları güneşten sararmış gelir ikisi de, hatta biri röfleli gelir, neymiş güneştenmiş hadi lan körmüyüz bariz oryalle açılmış o kafa. abazen ergenlerimiz bunların yanında süt dökmüş kedi, ama başka kızlara küfür bini para. hocalar ağızlarının içine giricek, hayır senin takdir teşekkür alman önemli değil, sen neticede birisin ama o olur mu, o insan ötesi. o mesela yasak renk çorap giyer, hoca görmez, sen giyersin ceza alırsın ki bi de özel okuldu. sınıfımdaki sevimsizlik abideleri yetmiyomuş gibi, okul onlarla kaynıyodu bi de. mesela bizden bir sınıf büyüklerde 2 kız vardı, ayh allam! ölür müsün öldürür müsün! kışın okulun uludağ gezisi olur, bunlar pistte çok güzel hareketler hahah derler, akşam diskoya gidilir, bunlar süslü püslü bütün okul höeee nasıl da güzeller aman aman. hocalar bunlara hasta, aa çok tatlı kızlar, onlara sorun yardım ederler, hadi lan ordan. onlar bizi bi kaşık suda boğucak. ay ben bi de tiyatroda da görüyodum onlardan birini. böle kasıla kasıla full makyaj gelir hocayla bi iyi, can ciğer kuzular. en iyi rolü alır, sen böyle ağzını havaya dik. dik dik zaten daha çok dikersin edie, o karı da şimdi bi dizide oynuyor. hatta baya da popüler bi dizi. al sana 2. kanyondaki kız.


sonra bi de üniversite de var. bak mesela orası ünlüler yuvası. hiç unutmam bi masa vardı, her sabah önünden geçerdin. bildiğin kurul anasını satim. duygu dikmenoğlu filan jüri arasında he. sağlam yani isimler. bütün güzel kızlar ve çocuklar o masada. sen içeri girdiğinde kafalarını çevirip bakarlarsa tamam olmuşsun ama bakmazlarsa git yıkıl ya, git merdiven tayfasından ol sen. o derece piskopatlar. şaka lan şaka o kadar da diil. ama bildiğin kurul masasıydı o masa. neyse şimdi salla kurulu, o kız dedik, bilindiği üzere üniversitelerde bol bol bulunur onlardan. maşallah bizde de boldu. biri de bizim fakültedeydi. şimdi gozzy'le ben irregularız, fakültede 2. dönem. daha acemi çaylağız yani. öyle derslere girip çıkıyoruz, arada çakıyoruz imzayı kaçıyoruz filan. hukuk alıyoruz, zorunlu ders. 2. dönem, bahar dönemi. bikaç hafta girdik baktık kitaptan takip ediyor hoca, bikaç kişiyi de ayarladık imza atıp çıkıyoruz. he bu arada bizim sınıfların olduğu katta bi kız görüyoruz, kız güzel şimdi allah için ama bi gıcıklığı var, popo fazla havada. artist bişi, hocaya filan böle bi yavşak desem diil, ukala desem diil, kıl ya. ne idüğü belirsiz. kız bi geçiyo çocukların dilleri dışarda, niye. niye diye bir sor, sor allah aşkına, ben söylim kız okula baya baya büstiyerle geliyor. böle abuk bluzlar, tül bluz giyiyo filan. neyse final dönemi, gozzy'le ben hafiften tutuşmuşuz. dersleri baya bi sallamışız, öle ki sınav yapılan sınıfa girince bi çocuk ben nasıl seni görmem yaaaa demişti, valla geldi yanıma böle diz filan çöktü hatta, biz bakıyoruz gozzy'le napıyo lan bu diye, yaa nasıl ya, sen bu sınıftasın ben bir körüm. 2 dakka sonra her şey değişti ama o da ayrı. bu şırfıntı bi geldi. bi giyinmiş, yok böle bişi. gerçekten yok yani, çünkü giyinmemiş. soyunmuş. bi bluz var üzerinde, sadece memeler kapalı. sırtını incecik ip tutuyor. 2 dakka önce diz çöken çocuk kızın arkasına oturdu tabi. ben de bölee baktım. hoca bile terlemişti be karı kagıdı teslim ederken. sonra biz mezun olduk filan, aradan yıllar geçti. bi cuma gecesi ben evdeyim, lafa gel sanki her cuma ayrı bir date'im var, geçen cuma canıtın bu cuma riçardlayım sanki de, beyaz şovu bi açtım, bu karı! yeminlen orda! hayır daha önce okuldayken bikaç tv programında filan çalışıyodu, gayet tv yüzü olmuştu. sonra da bi kanalda program sunduğunu filan duydum ama beyaz şov be kardeşim. nasıl yani! ama oluyomuş işte. meğersem bu kıvanç tatloşla paparazzilere yakalanmış! behlülle lan! hani şu mavi jeanse gidip bana bi kıvanç çek usta dediğimiz kıvanç! al sana 3. kanyon kızı.

yediniz lan ömrümü. bugün gitsem bi doktora, der ki onlar seni bu hale getirmiş. doğru!

ama adı üstünde "it" girl. it!

4 yorum:

maRLa dedi ki...

buyur burdan yak. duygularıma tercüman oldun. ben de deli olurdum bunlara, güzellik dışında hiç bir marifeti olmayanların 1 adım da olsa önümde olmaları sinirimi bozuyor. öeh!

Mia Wallace dedi ki...

Kesinlikle eddiye süper yazmışsın!

edie finnerty dedi ki...

marla: ağızlarına saboyla vurasın geliyor. ömrümü yediler yeminlen! ulan bi insanın başına ne kadar it girl hadisesi gelebilir ki, bir bilemedin iki, ben nereye girsem çekiyorum karıları.

mia: canımsın! :)

pisikopati dedi ki...

:)))