16 Ekim 2009 Cuma

500 days of Summer

Geçen pazar sinemaya gittim. Nezle olmaktan ve de evde olmaktan son derece sıkılmıştım en iyisi kalkıp sinemaya gitmek dedim ve gittim. 500 days of Summer ya da Türkçe ismiyle Aşkın 500 Günü'ne. Öncelikle söylemem gerekir ki "aman aşk filmi, bir romantik komedi daha işte" demeyin, zira öyle değil. Zaten filmin tagline'ı da öyle "This is not a love story" diyor daha ne desin. Filme girerken ben biliyordum ama sanırım el ele, diz dize, yanak yanağa gelen çiftler pek bilmiyordu zaten çıkışta hepsi bozum olmuştu, arkamdan çıkan kız "ayy kız ne kadar uyuzzz, çocuuaa yazık, kancık kız" gibi kelimeler sarfetti filmin esas kızına. Halbuki esas bilmediği şey herkesin hayatında bir kez Tom bir kez Summer olduğuydu bence.

Oğlan kızla tanışır, aşık olur ama kız olmaz çünkü kız aşka inanmaz. Bir sonraki gün hayatında ne olacağını bilmediğini, genç olduğunu ve eğlenmek istediğini söyler. Filmin esas oğlanı Tom aşka inanıyordur, hayatını "tek" kişiyi arayarak geçiriyor ve onsuz olmadan mutlu olmayacağını düşünüyordur. İşte o sırada da Summer'la tanışır ve aşık olur. Onunla olmak için ilişkilerine isim koymadan da olsa birlikte olur, mutludur ya da mutlu olduğunu düşünüyordur.

Yaşadığım şeylerden mi yoksa filmin senaryosunun iyi yazılmasından mı yoksa yönetmenin en sevdiğim klip yönetmenlerinden biri olmasından dolayı mı bilmiyorum ama film oldukça gerçekçi ve güzel. Aşka inanan ve aşk olmadan yani hayatında özel biri olmadan mutsuz olacağını düşünen bana göre biraz sevgi pıtırcığı Tom'la aşksız da hayat güzel önemli olan hayattan zevk almak yani ilişkimiz olsa da olur hem etiket de neyin nesi diyen biraz özgür ruhlu, koca mavi gözlü Summer'ın hikayesi bana biraz da kendimi hatırlattı. Film boyunca Summer'ın verdiği tepkileri gördükçe çoğu zaman aynaya bakıyormuşum gibi hissettim. Sanki biri beynimin içine girmiş de hissettiklerimi aklımdakileri yansıtmış gibiydi.

Hayatımız boyunca herkes bir kez Tom bir kez Summer olmuştur. Kör kötük aşık, onun yanında salaklaşan, ağzının içine bakan, gözlerine baktıkça eriyen olmuştur ve herkes hayatında bir kez Summer olmuştur. Beraber olduğu kişiden sadece hoşlanan, aşık olmayan, beraberiz ve mutluyuz ya diyen.

Filmin sonunda tesadüfler olmadığını öğrendi Tom hayatta. Bazen bazı şeyleri olması gerektiğini ve olduğunu. Merak ediyorum da acaba Summer'a yani esas kıza "ay ne gıcık şey" diyen sevgilisiyle gelen o kız acaba gerçekten inanıyor mu aşka. Bir sabah uyandığında kendisine "çok aşık" olduğunu söyleyen sevgilisinin bırakıp gitmeyeceğini nereden biliyor ya da?

Çok olumsuzsun edie diyorsunuz belki bana ama değilim, bu sadece hayat ve neyin ne zaman olacağı belli değil.

5 yorum:

zeynep dedi ki...

Bu filmi ben de merak ediyordum. Ne güzel anlatmışsın :)

o kıza da çok güldüm şimdi, ama bilemiyorum filmi izlemem lazım, belki gaza gelip ben de aynı tepkiyi verebilirim. insan bazen duygularına hakim olamıyor :)

edie finnerty dedi ki...

:)) sen o kız gibi bir yorum yapmazsın bence :)
elinde kırmızı bir gülle gelmişti filme, üstelik yanımda oturuyorlardı ve film boyunca el ele durdular, acaba hiç mi elleri terlemiyor bunların ya da birinin burnu kaşınmıyor mu diye düşünmeden edemedim onları gördükçe :)

bence seyret, ben beğendim. Summer'a ne kadar uyuz kız deseler de Summer'da biraz beni gördüm :)

New me :)

zeynep dedi ki...

oha 2 saat el ele tutuşulur mu? eli uyuşur insanın ya da en basitinden terler senin dediğin gibi... onlar da film kadar ilginçmiş yani

neyse ben kesinlikle seyredip sana geri dönücem :))

Hayat dedi ki...

Buna yorum yazmıştım ama sanırım gelmemiş.Oğlan kızla tanışır, kısmından sonrasını okumadım yazının.Sanki filmi biraz anlatmışsın gibi,yada bilmiyorum.ben öyle sandım.Henüz filme gitmediğim için de,yazını bitiremedim.Devamını da merak ediyorum ama neyse bu hafta içine bir gün ayarlayacağım:)

zuspus dedi ki...

Harikaydı!