13 Nisan 2011 Çarşamba

saçmalama

her gün günde 4 defa palais'ye, 3 defa cezayir sokağına, 2 defa da fransız kültüre gitmezsem rahat edemiyorum! illa ki gideceğim! gitsezsem olmaz! olmazsa olmaz! eksiklik hissediyorum mesela, kafatasım çatlıyor, kulaklarımda bir uğultu oluşuyor sonra da kafatasım çatırt efekti çatlıyor! bünyeme iyi geliyor!

yazılan şeyleri okuyorum, bilogları, postları, kitapları, kitapçıkları, dosyaları, prespektüsleri prospektüsleri, manifestoları. saçlarımı kazıtmak, istanbulun bütün otellerinde uyumak, bütün restorantlarında yemek yemek sonra da bileklerimi kesmek istiyorum. herkes aşktan söz ediyor, birilerini seviyor, özlüyor, ben duruyorum. yürüyorum, oda kulenin arkasından galataya gidiyorum, o da yetmiyor bankalar caddesine iniyorum. 30 yıl önce ben ordaydım şimdi sen ordasın diyor babam. he ya diyorum, he! iki harf tek hece!

yoruluyorum, uykum geliyor. uyumak istiyorum. günler azalmıyor! azalarak bit diyorum ama olmuyor! nisan sonrası gelmiyor! havalar beni her sabah ve her akşam üşütüyor, gündüzleri terletiyor, öksürüğüm geçmiyor! sesim boru tesi, boru sesi ti. tek hece, sağdan sola, yukarıdan aşağı, kuzu sesi me.

ama en güzeli eşek sesi, hala inatla anırıp duruyor. arka sokakta hayvan severler eşek besliyor, ben sadece kedi besliyorum. çok ezikçe! keşke aslanım olsaydı! aslanım diye severdim o zaman onu! gözümün nuru! aslan parçam! güzel kelimeler bunlar!

excelden nefret edip, ışınlanmayı bulamadıkları, buldularsa da sakladıkları için küfür ediyorum.
topuklularla koşmak istiyorum bir de!

aman böyle işte, yoruldum!

Hiç yorum yok: