22 Aralık 2008 Pazartesi

2008 biterken durum değerlendirmesi

2008'in bitmesine oldukça az bir süre kala durum değerlendirmesi yapmak istiyorum.
mendebur 2008'in bana neler getirip, neler götürdüğüne bakmak, neler olduğuna bakmak istiyorum. hani her sene sonunda tv haber bültenlerinde "görüntülerle 2008" olur ya, onun gibi bir şey işte. benim ki yazılı ama. neyse efendim lafı kısa keselim ve durum değerlendirmesine başlayalım hemen.

öncelikle 2008'e nasıl girdiğimden başlamak istiyorum, televizyon karşısında göbeğimi kaşıyarak ve hapşırarak girdim zira hastaydım. dolayısı ile 2008'in ilk aylarında hastaydım. dilerseniz şimdi ay ay durum değerlendirmesine geçelim- haha ne eğlenceli şeymiş bu be, bundan böyle hep böyle konuşacağım.

ocak: hastaydım, grip. salyalarımı toparlamak da zorlandım bir süre. bol bol ilaç tükettim.

şubat: gene hastaydım. soğuk havalar beni hep hasta eder zaten. uzun bir süre evden çıkmadım.

mart: ajans olayı patladı. girmeye çalıştığım ajans olmadı, moralim bozuldu ağladım. şimdi düşünüyorum da 2009'da o ajansın kapısına gidip "düdüksünüz oğlum, beni almazsanız topsunuz" diye bağırcam, gerekirse soyunurum hatta.

nisan: festival ayı. güzel ay. ekonomik durumum enfes derece tırtladığından bilet alamadım amma velakin sevgilisinden ayrılan bir arkadaş film sırasında ağlama krizine girerim korkusuyla biletlerini bana verdi, ulan ne ballı karıyım. istediğim filmleri de seyrettim hee.

mayıs: havalar ısınmaya başladı, gönül yayları gevşedi. moraller biraz da olsa düzeldi.

haziran: doğum günü, mide kanaması, travis, roisin murphy derken güzel geçti.

temmuz: işe başladım, hem de çılgın ata ata çalıştım.

ağustos: işten çıktım, zira çirkin patron benden memnun değilmiş. dünyanın en şeker insanıyla tanıştım.

eylül: abla'nın doğum günü. kıvırcık güzel adamla görüşmeye başladım.

ekim: görüşmeye devam ettim.

kasım: çılgınlar gibi alışveriş yaptım.

aralık: güzel adamı uğurladım, beklemeye başladım. gideli 8 gün oldu. özlüyorum.

bunların haricinde romanımda 4.bölüme geçtim, dizi senaryosunu yarıladım, 6 hikaye yazdım, 4 de çocuklar için hikaye.

2009'da bu yazdıklarım birer birer yayınlanıcak. bu sene bu konunun üzerine düşmedim ama 2009'da bu iş olucak. inadım inat popom iki kanat diyerekten bu konuda ne kadar hırslı olduğumu da belirtmeye çalışıyorum.

sonuç: ilk 4 ay nahoş geçse de nisan'daki festivalle moraller biraz düzelmeye başladı, haziran, temmuz ve ağustos ayında moraller, keyifler doruk noktasına ulaştı. birçok kalp kırıldı belki de, kimileri bilinerek yapıldı kimileri bilmeden yapıldı, tonlarca gözyaşı döküldü, endişe edildi, karamsarlık çekildi, "ulan anasını satimler" dendi çok kez, "bırakıyorum lan, oynamıyorum" dendi milyonlarca kez, isyan bayrakları çekildi, telefon beklenildi, iş görüşmeleri yapıldı, ama en önemlisi de aşık olundu bu sene. kötü geçti bazı zamanlar, ama çok da değil. bitiyor işte. az kaldı. 2009'dan umutluyum. ilk kez bir yıldan umutluyum.

ne de olsa tek sayı.

2 yorum:

beyazcorap dedi ki...

2008 de pek yakın bi arkadasim gitti uzaklara, simdi tam donecek derken 2009 baslicak ve baska bi arkadasim gidicek fransalara. ben simdiden biraz tripliyim 2009a karşı. ama hayırlısı bakalım

not: yarın kar yağcakmış, naylonları hazırlıyorum.

edie finnerty dedi ki...

2008'e grip girdim, salya sümük ağzım yüzüm bir yerdeydi. 2009'a öyle girmek istemiyorum zira bir sene nasıl girersen öyle devam edermiş geyiğinin doğru olduğuna kanaat getirdim :)

naylonları al gel yokuşta bekliyorum :)