27 Ocak 2013 Pazar

pour nous

senin şehrinde hava 4 derece.
benim şehrimde 2.
ben senin şehrine gelmek istiyorum.
sen durmadan benim şehrimi övüyorsun.
senin şehrin p ile başlıyor.
benim şehrim i ile.
aramızda manş denizi.

süleyman'ın yaptığı gibi sana kapitülasyon veriyorum.
dostluğumuz pekişsin diye.

31 Aralık 2012 Pazartesi

365.gün

30 yaşıma basıp her şeyin aydınlandığı şahane bir yıl oldu 2012 benim için. Çok güldüm, çok ağladım, çok eğlendim, çok acaba mı dedim, ama pişman olmadım. Yaşadığım her şeyin arkasında durdum.

2012, 30'lara hoşgeldin dediğim yıl oldu! Sorular sorduğum, yeniden öğrendiğim bir yıl. Hediyesi, yağmurlu bir kasım akşamı geldi.

2013, herkes için ne isterse gerçekleştireceği cesareti getiren bir yıl olsun. 2013 kabuğunuzdan çıktığınız, korkaklıklarınızı arkanızda bıraktığınız bir yıl olsun. Üzülseniz, parçalansanız, yere düşseniz bile size omuz olan, eliniz olan, size kalbini veren insanları getiren bir yıl olsun. Bu hayat benim dediğiniz bir yıl olsun.

Bugün yani senenin son günü her yıl yaptığım gibi durum değerlendirmesi yapmayacağım. 2012 aşık olduğum, koştuğum, ağladığım, ama güldüğüm çok güldüğüm bir yıl oldu.  Öğrendiğim bir yıl oldu. Kendimi, kıymetimi, hayatın değerini öğrendiğim bir yıl oldu. 2012 şahaneydi, 2013 daha da olsun!


the dark days are gone, and the bright days are here!

let it shine! 


15 Kasım 2012 Perşembe

ben konuştuğumda tek kelime anlamayıp yüzüme mucizevi bir şekilde bakıyorsun ya, işte o çok hoşuma gidiyor.

ya da sen konuştuğunda tek kelime anlamayıp melloş melloş bakıp gülümsüyorum ya, işte o da çok hoşuma gidiyor.

çok kolay oldu.

tereyağından kıl çeker gibi.

önce biraz acıttı, kanattı.

sonra uyuştu.

acı geçti.

çok kolay oldu.

bir başka dünya olduğuna yemin edebilirim. karanlık dehlizlerden, kör kuyulardan çıkıp yeniden gökyüzüne kavuştuğum, bulutları görebildiğim yeni, bambaşka bir dünya var. buna yemin edebilirim.

dünyanın başka bir yerinde, istanbul'un kasım ayazında, çekik gözlerde başka bir dünya olduğuna yemin edebilirim.

uzun zamandır bir başkasının hikayesi gibi gözüken hayatım artık benim!

bu hayat benim!





11 Kasım 2012 Pazar

çay içtik.

yağmur yağıyordu, hava soğuktu, üşüdük, çay içtik.

metroda yanıma oturdu, kitabını çıkardı, okumaya başladı, benim de kulağımda kulaklıklar vardı.

önce ben sordum, sonra o sordu. sonra metro durdu.

yürüdük.

hava soğuktu.

yağmur yağyordu.

çay içtik.

güldük.

çok güldük.

o fransızca konuştu, ben dinledim.

ben konuşmaya çalıştım, o güldü.

gülünce ne de güzel kısıldı gözleri.

yine, yeniden.

kasımı ilk kez sevdim.