8 Kasım 2008 Cumartesi
bahane, mazeret.
yok ben cidden yalancı bir insan olmaya başladım ve bu durum ziyadesi ile hiç hoşuma gitmiyor. ne yalanı diyeceksiniz, siz demeden ben diyeyim. hani yazıyordum ben bundan böyle bloga her gün, her şeyi. he ne oldu? bu ne pis yalancılık edie hanım demezler mi insana? derler. derler tabi. hakları çünkü. pekala bu duruma hemen kendi çapımda bir açıklık getirmek istiyorum.
eee, ııııı şey, kem küm.. yok yok bu aralar kafam pek yerinde değil. lafa bak. ne zaman yerinde ki?
aman neyse yahu. diyeceğim şudur ki, bu aralar dışarda yapmam gereken, koşturmam gereken işler vardı. hallettim hepsini yaptım. artık bundan böyle buradayım. yeni yeni şeylerle hem de.
güzel haberlerim, güzel gelişmelerim var. bu ay güzel başladı. hem de pek güzel. böyle devam eder umarım.
eee, ııııı şey, kem küm.. yok yok bu aralar kafam pek yerinde değil. lafa bak. ne zaman yerinde ki?
aman neyse yahu. diyeceğim şudur ki, bu aralar dışarda yapmam gereken, koşturmam gereken işler vardı. hallettim hepsini yaptım. artık bundan böyle buradayım. yeni yeni şeylerle hem de.
güzel haberlerim, güzel gelişmelerim var. bu ay güzel başladı. hem de pek güzel. böyle devam eder umarım.
19 Ekim 2008 Pazar
gözden geçirme
bu gece bloguma neler yazmışım vakti zamanında, ne palavralar, ne masallar okumuşum diye baktım. iyi ki de bakmışım. neler neler yazmışım vakti zamanında. vakti zamanı dememe bakmayın aslında. yazdığım tarih 2007. bir sene evvel yani. ama değişmiş. zaman değişmiş, edie değişmiş, herkes, herşey değişmiş. ya da aslında hiç bir şey değişmemiş, değişen zamanla ben de değişmişim. bu nasıl bir cümledir diye sormayın, zira ben de pek bir şey çıkartamadım. yani aslında çıkarttım da, çıkartamadım. işi bulandırmayın işte. sıkça sorulan sorulara cevap vermiyorum artık. kitapçığım, kılavuzum yok benim. görünen köy kılavuz filan istemez hem.
her neyse, dedim ya işte, eski yazdıklarımı okudum, neler yapmışım diye, ben aslında hiç de fena yazmıyormuşum. yani bunu anladım yazdıklarımı okuyunca. tamam son zamanlarda yazılarımda değişiklikler olmuş, daha bir konuşma havasına girmişim ama olur öyle. bu da bir dönem diyelim. yakında her şey düzelicek, daha güzel, daha iyi masallarla, palavralarla karşınıza geleceğim.
her neyse, dedim ya işte, eski yazdıklarımı okudum, neler yapmışım diye, ben aslında hiç de fena yazmıyormuşum. yani bunu anladım yazdıklarımı okuyunca. tamam son zamanlarda yazılarımda değişiklikler olmuş, daha bir konuşma havasına girmişim ama olur öyle. bu da bir dönem diyelim. yakında her şey düzelicek, daha güzel, daha iyi masallarla, palavralarla karşınıza geleceğim.
12 Ekim 2008 Pazar
mutsuzluk
mutsuzluk gündelik bir şeydir. yani bugün mutsuz olabilirsiniz ama yarın bu haliniz değişebilir. bu cümleyi okuduktan sonra, olduğum yerde durdum ve kendime baktım şu soruyu sorarak: NE YAPIYORUM BEN?
evet ne yapıyordum ben? ya da ne yapmıyordum ben? bir şey yapmıyordum, yapıyorum diyordum ama yapmıyordum. sonra da şunu dedim kendime oldukça yüksek bir sesle: SAÇMALAMAYI BIRAK, SİLKELEN VE KENDİNE GEL. YETENEĞİNİ DAHA FAZLA GÖZARDI EDEMEZSİN. evet aynen bunları söyledim kendime yanımdan yaşlı teyzeler, emekli amcalar geçerken. onlar beni deli sandı. varsın sansınlar. daha fazla mutsuzluğa gerek yok.
bugün yaptığım iş görüşmesi sırasında blog yazıp yazmadığım soruldu, yazıyorum dedim, yazıyorum ama nasıl okuyacaksınız ki. birden bire tırstım aslında. yani tüm burada yazanlardan dolayı tam işi alacakken kaybedebilir miyim acaba? bunu merak ettim.
her neyse gene fark etmeden konudan konuya atlamışım. evet bunu çok fazla yapıyorum. konudan konuya atlamayı yani.
sanırım birazdan blogumun adresini vereceğim.
17 Eylül 2008 Çarşamba
dinleyin
dido- don't believe in love.
dido'nun yakında çıkacak yeni albümünün ilk single'ı. don't believe in love, ilk dinleyişte çarpan şarkılar vardır ya hani, aynen o şarkılardan. söz ve müzik harikulade. hasta oldum. dinleyin, dinlettirin.
dido'nun yakında çıkacak yeni albümünün ilk single'ı. don't believe in love, ilk dinleyişte çarpan şarkılar vardır ya hani, aynen o şarkılardan. söz ve müzik harikulade. hasta oldum. dinleyin, dinlettirin.
16 Eylül 2008 Salı
Sakin
Sakinim. Daha sakin. Daha sessiz. Daha durgun. Evet Candan Erçetin'in şarkısı gibi oldu farkındayım ama yapacak birşey yok. Geçtiğimiz günlere nazaran daha sessiz ve sakinim. Tabii bu sakinlik ve sessizlik fırtına öncesi sessizliği de olabilir, o ayrı ama umarım değildir. Bu sessizlik, sakinlik hayra alamettir. Herneyse ne anlatıyordum. Evet heh, bugünlerde biraz depresif de olsam, biraz halsiz hafif keyifsiz anlam karmaşası yaşasam da iyiyim. Bu nasıl bir kendimle çelişmedir. Evet az önce gene yaptım, hem iyiyim diyorum hem keyifsiz, ben de anlam veremiyorum. Neyse ya böyle işte. Daha ne olsun.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
